İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin 2 Şubat’ta Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı lansman programının Avrupa medyasındaki yankıları sürüyor. AB Haber Politika Portalı EurActiv’in, İstanbul 2010’un Brüksel lansmanı ile ilgili “İstanbul 2010: Türkiye'yi daha iyi anlamak için iyi bir fırsat... ” başlıklı değerlendirme yazısı şu şekilde:
***
Avrupa Parlamentosu Üyesi ve Türkiye Cumhuriyeti AB ile ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Avrupa’yı İstanbul olmadan hayal etmek mümkün değil.” derken şehrin barındırdığı eşsiz kültürel mirasa dikkat çekti. Konuşmasının devamında “Sorun Avrupa, çözüm Türkiye” diyen Bağış, Avrupa toplumlarının, yaş ortalaması 28 olan bu ülkeden faydalanmaları gerektiğini söyleyerek Avrupa’nın yaş ortalamasının 42 olduğuna dikkat çekti.
İstanbul 2010 AKB Ajansı Danışma Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi ise; “İnanıyoruz ki İstanbul dünyanın en ilham verici kentidir. Eski Konstantinopolis, Batı’nın en Doğu ucu; Doğu’nun ise en Batı ucudur” dedi.
Avrupa Kültür Başkentliği unvanının sürdürülebilir etkilerinden bahseden Görsel Sanatlar Yönetmeni Beral Madra ise bu sayede sadece şehirde değil tüm ülkede birçok fırsat oluşacağının altını çizdi.
EurActiv’in sorusu üzerine Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleşen tanıtım etkinliğine daha çok merkez sol, Liberaller ve Yeşiller parlamenterlerinin ilgisi olduğu ve merkez sağ EPP (Avrupa Halk Partisi) grubunun katılımının olmadığı yönündeki sorusunu Ajans’ın AB İlişkileri Danışmanı Cengiz Aktar, parlamento üyesi ve EPP (Avrupa Halk Partisi) ile ilişkisi olan Ria Ooomen-Rutijen’in İstanbul 2010 tanıtım etkinligine destegini hatırlattı ve EPP (Avrupa Halk Partisi) nin, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği hakkında kendi içinde de “bölünmelere” uğradığını kabul etmek gerektiğini belirtti.
Atina ile Ankara arasındaki zorlu ilişkiler düşünüldüğünde Avrupa Özgürlük ve Demokrasi Grubu parlamento üyesi Yunan Niki Tzavela’nın İstanbul’u “tüm şehirlerin kraliçesi, şehirler şehri” olarak tanımlaması ve 6 aydan fazla İstanbul’dan uzak kalmanın kendisi için çok zor olduğunu söylemesi de sürpriz oldu.
Bu çıkışıyla Tzavela, uluslararası ziyaretçileri İstanbul’u ziyaret etmek ve keşfetmek konusunda yüreklendirdi.
Panelde konuşan Profesör Nilüfer Göle ise; Avrupa’nın İstanbul’u 2010 yılının Avrupa Kültür Başkenti seçmesinin hem ironik bir durum hem de Avrupa’nın artık yeni bir yol seçtiği şeklinde yorumlanabileceğini belirtti.