İstanbul yüzyıllardır, ‘halk’, ‘klasik’, ‘askeri’ ve ‘dini-tasavvufi’ kollarıyla, yerli temellere dayanan müzik dünyasının da başkenti konumunda. Türk Müziği’nin bu ana kollarına ait repertuvarın yazılarak kaydedilmiş kısmı, şimdiye kadar tek bir havuzda toplanabilmiş değildi. Bu önemli eksiklik yalnızca Türkiye’de değil, Türk Müziği üzerine çalışan yabancı bilim ve sanat çevrelerinde de büyük sıkıntı nedeniydi.
“Türk Müzik Kültürünün Hafızası” projesinin gerçekleşmesiyle bu sorun artık tarihe karışıyor. 62 bin 500’ü klasik, dini-tasavvufi ve mehter; 7 bin 500’ü ise halk müziğine ait olmak üzere toplam 70 bin eser, çeşitli koleksiyonlardaki bütün versiyonları da biraraya getirilmiş olarak, yerli ve yabancı sanat-bilim çevrelerinin kullanımına açılacak. Bu başdöndürücü kültürel hazinenin açılması ile, uluslararası sanat alanında önemli yer tutan Türk Müziği'yle ilgili araştırmalara ve çalışmalara ivme ve açılımlar kazandırılmış olacak.
Projeyle elde edilecek kazanımla ulusal ve uluslararası kültür, sanat ve bilim dünyasında Türk kültürüne ait alanın genişlemesine ek olarak, İstanbul'un kültürel ve sanatsal hayatı kanalıyla, geçmiş/gelecek ilişkisininin kurulması konusunda önemli bir adım daha atılmış olacak.