Konseptler
Konseptler
Balık-Ekmek Caz
İstanbul’un en karakteristik günlük faaliyetlerinden biriyle bütünleşen Balık-Ekmek Caz konserleri, özel olarak seçilen iskelelerde izleyicisini karşılayacak. Neşet Ruacan, Kerem Görsev, İlhan Erşahin, Kent Mete, Sibel Köse, Ercüment Vural ve Önder Focan gibi usta sanatçıların sahneye çıkacakları Balık-Ekmek Caz rıhtım konserlerine katılım ücretsiz olacak.
Samimi konsepti ve zengin içeriği sayesinde büyük bir ilgiyle karşılanması beklenen Balık-Ekmek Caz, hem cazı doğrudan doğruya halka ulaştırmaya büyük bir katkıda bulunacak, hem de yerel alışkanlıkları koruyarak dünya kültürüne eklemlenebileceğini ve dolayısıyla İstanbul’un gerçek bir Avrupa Kültür Başkenti olabileceğini en iyi şekilde kanıtlayacak.
İstanbul’un Sesleri
İstanbul'un çokkültürlü ortamından farklı müzik tınılarını taşıyan sanatçılar, konser verecekleri semtlerde renkli bir program sunacak. Neşet Ertaş, Erkan Oğur, Hasbıhal Topluluğu, Mazlum Çimen’in yanı sıra pek çok ünlü sanatçının sahne alacağı konserlerde Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan halk müziği ezgilerinden eserler seslendirilecek.
İstanbul’da Curcuna
Edirne’den Urfa’ya, Trabzon’dan Muğla’ya, İzmir’den Sivas’a kadar geniş bir coğrafyanın ezgilerini klarnetine taşıyan Selim Sesler, tanıdık müzikleriyle dinleyicileri eğlendirecek ve Türkiye’nin değişik bölgelerine götürecek. Selim Sesler, canlı performansını 6 kişilik müzisyen ekibiyle sergileyecek.
Selim Sesler’in performansından sonra seyircilerin arasından müzik yaparak sahneye çıkacak olan Kolektifistanbul ise, Balkananatolia ve Krivoto albümlerinden parçalar seslendirecek. Balkan ve Anadolu kültürlerinin buluştuğu Doğu Avrupa geleneksel müziklerine dayalı repertuarını funk ve caz altyapılarıyla yeniden yorumlayan Kolektifistanbul, dinleyenlere doğaçlama bir şölen sunacak. Kolektifistanbul’a bazı parçalarda Selim Sesler klarnetiyle eşlik edecek. Seyirciler, Trakya bölgesi, Balkanlar ve Anadolu müziklerinin modern bir yorumla sahne alacağı konserlerle, farklı tınıların keyfine varacak.
Klasikler Hepimizin
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Müzik ve Opera Yönetmeni Cem Mansur, klasik müziğin en heyecan verici ve eğlendirici başyapıtlarını, bestecilerin renkli yaşamlarından öykülerle süsleyeceği Klasikler Hepimizin konserlerinde yönetecek.
Cem Mansur’un yönettiği ve 1995 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrası, “Köçekce” (U. C. Erkin), “Sevil Berberi” Uvertürü (G. Rossini), “Carmen” Süiti (G Bizet), “Fındıkkıran” Süiti (P.I. Çaykovski) ve “İspanyol Kapriçyosu” (N. Rimski-Korsakov) eserlerini seslendirecek.
Rengarenk eserlerin yaşam bulacağı konser, müziğin zenginliğini paylaşmak ve “Klasik” bir konserin ne kadar eğlenceli olabileceğini göstermek amacıyla düzenlenecek.
Boğaziçi Şarkıları
Alâeddin Yavaşca başta olmak üzere, birçok İstanbullu bestecinin sadece Boğaziçi için bestelediği Türk müziği eserleri, boğaz semtlerinde ses bulacak.
Bu konserlerle, İstanbullulara İstanbul’da ve boğazda yaşamanın büyük bir keyif ve şans olduğu hatırlatılacak.
Müzisyenler
Müzisyenler
Ali Rıza Albayrak
Almanya’da doğan ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olan Ali Rıza Albayrak halen aynı fakültede Davranış Bilimleri üzerine yüksek lisans yapıyor. Müziğe ve bağlamaya küçük yaşlardan itibaren ilgi duymaya başlayan Albayrak, bağlamayı amcası Aşık Pervane mahlaslı Hasan Albayrak sayesinde öğrenmeye başladı. Bunun yanı sıra bağlama çalma tekniğini geliştirmesinde; Davut Sulari, Aşık Daimi, Feyzullah Çınar, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş vb. otantik kaynakları dinlemesinin de önemli katkıları oldu. Üniversite yıllarında, arkadaşlarıyla oluşturdukları Grup Nefes adlı topluluğa sesi ve bağlamasıyla eşlik etti.
Birol Topaloğlu
Rize’nin Pazar ilçesi Apso (Suçatı) köyünde dünyaya geldi. 1997’de Kalan Müzik etiketi ile dünyada tamamı Lazca şarkılardan oluşan ilk albümü “Heyamo”yu hazırladı. 2000 yılında ikinci solo Albümü “Aravani”yi çıkarttı. 2001 yılında iki CD ve kitapçıktan oluşan arşiv ve derleme albümü “Lazeburi”yi hazırladı. 2001 yılında Amerika’da “The Best of Heyamo and Aravani” 7/8 Music Productions’dan çıktı. 2006 yılında Kalan Müzik’ten çıkan “Anadolu Ninnileri” adlı albümde Kaçkar Yaylası’ndan derleyip kaydettiği otantik üç Lazca ninni ile katkıda bulundu.
Boğaziçi Solistleri
Alâeddin Yavaşca başta olmak üzere, birçok İstanbullu bestecinin sadece Boğaziçi için bestelediği Türk müziği eserleri, boğaz semtlerinde ses bulacak.
Bu konserlerle, İstanbullulara İstanbul'da ve boğazda yaşamanın büyük bir keyif ve şans olduğu hatırlatılacak.
Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrası
Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrası, faaliyetlerine “Opera Orkestrası” olarak 1995 yılında Ü. Hacıbeyov’un “Arşın Mal Alan” Opereti ile başladı. Türkiye’deki yerel yönetime bağlı olarak çalışan ilk orkestra olan CRR İstanbul Senfoni Orkestrası, kuruluşundan bu yana farklı program içeriği ile dikkat çekmiş ve başarılı konserler verdi. CRR İstanbul Senfoni Orkestrası’nı yöneten şefler arasında Yoel Levi, David Gimenez, Orhan Şallıel, Emin Güven Yaşlıçam, Ender Sakpınar, Betin Güneş, Gürer Aykal, Rengim Gökmen vb.; eşlik ettiği sanatçılar arasında ise Jose Carreras, Suna Kan, Ayla Erduran, Cihat Aşkın, İsmail Aşan, Arif Sağ-Erdal Erzincan, Fazıl Say, Zehra Yıldız, Vedat Kosal, Elina Kimanen, Lee Chin Siow, Fahir Atakoğlu, Nilüfer, Zuhal Olcay, Anjelika Akbar, Manolo Sanlucar vb. bulunuyor.
CRR İstanbul Senfoni Orkestrası, 1997 yılında “Fahir Atakoğlu Senfonik Konser”, 2000 yılında “İstiklal Marşı” ve 2002 yılında ise Tuluyhan Uğurlu’nun “Türkiye Senfonisi” isimli eserlerini kaydetti. Her zaman kaliteli, yenilikçi yaklaşımları ve yorumları ile dikkat çeken CRR İstanbul Senfoni Orkestrası, 28 Nisan 2001 tarihinde Köln Filarmoni’nin davetlisi olarak, 27 Mart 2003 tarihinde de Budapeşte Bahar Festivali kapsamında Macaristan’da konser veren ilk Türk orkestrası olmanın gururunu taşıyor.
Cengiz Özkan
1967 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğan Cengiz Özkan, 1980 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girdi. 1991 yılında mezun olduktan sonra İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü THM Ana Sanat Dalı’nda Yüksek Lisans eğitimine başlayarak 1993’te mezun oldu. Mezuniyetinin ardından İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda ve İzmit Belediye Konservatuarı’nda öğretmen, İstanbul Üniversitesi THM İcra Heyeti’nde ise icracı olarak çalıştı.
İlk resitalini 1998 yılında Muzaffer Sarısözen’in anısına Atatürk Kültür Merkezi’nde veren Özkan, daha sonra Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan, Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerde ve yurtiçinde önemli festivallere katıldı. 1998 yılında ilk albümü “Kırmızı Buğday”, 2000 yılında “Ah İstanbul”, 2001 yılında Muharrem Temiz ile “Yare Dokunma” ve 2003 yılında “Saklarım Gözümde Güzelliğini / Aşık Veysel türküleri”, 2005 yılında “Gelin”, 2008 yılında İncesaz grubuyla “Elif” adlı albümleri Kalan Müzik tarafından yayınlanan sanatçı, 1989 yılında girdiği TRT İstanbul Radyosu’nda THM Bağlama Sanatçısı olarak çalışıyor.
Ercüment Vural
1959’da Samsun’da doğan Ercüment Vural, 20’li yaşlarda Avusturya’ya yerleşti. İstanbul’a döndükten sonra Onno Tunç ile birlikte çalışmaya başlayan Vural, 1994 yılında Passaporte Latino adlı albümüyle büyük başarı yakaladı. Önder Focan ile kurduğu Ercüment Vural-Önder Focan Project’in yanısıra Jelatin isimli grubu ile de Latin caz yapıyor.
Erdal Erzincan
1971 yılında Erzurum’da doğan Erdal Erzincan, küçük yaşlarda bağlama çalmaya başladı. 1981 yılında İstanbul’a yerleşti ve 1985 yılında Arif Sağ Müzik Kursu’nda dersler aldı. 1989 yılında İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’ne girdi ve aynı süreçte ‘tezenesiz bağlama çalma tekniği (Şelpe)’ ile ilgili araştırmalar yaptı.
1994 yılında başladığı albüm çalışmaları “Töre”, “Garip”, “Gurbet Yollarında”, “Anadolu (Enstrümantal)”, “Al Mendil”, “Kervan” şeklinde devam etti. Bu çalışmaların yanı sıra 'Türküler Sevdamız' adı altında Tolga Sağ, Yılmaz Çelik, Muharrem Temiz ve İsmail Özden ile birlikte albüm çalışmaları yaptı. 2004 yılında Viyana'da; Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer'in desteğiyle Wiener Konzerthaus'ta, Russell McGregor yönetimindeki Ambassade Senfoni Orkestrasıyla birlikte bir konser verdi. Ayrıca, İranlı Kemança sanatçısı Kayhan Kalhor’la birlikte Amerika'da ve Avrupa'da konserler verdi ve ayrıca bu proje ‘The Wind’ adı altında ECM etiketiyle albüme dönüştürüldü.
On yılı aşkın süredir, kendi adını taşıyan Müzik Kursu'nda eğitim vermekte olup, halen bilgi ve birikimlerini öğrencileriyle paylaşmaya devam ediyor.
Erkan Oğur
1954 yılında Ankara’da doğan ve Elazığ’da büyüyen Erkan Oğur, 5 yaşındayken keman daha sonra da bağlama (balta) ve cümbüş çalmaya başladı.
Ankara Üniversitesi’nde başladığı üniversite eğitimine, Almanya’da, Münih Üniversitesi’nde Fizik dalında devam etti. Burada geçirdiği 3 senenin sonunda tamamen müzikle ilgilenmek istediğini anlayan Erkan Oğur, üniversiteyi terk ederek yaşamını sadece müzikle devam ettirmeye başladı. Bu dönemde Türk müziği seslerine olan ihtiyacı nedeniyle perdesiz gitarı yaptı. 1980’de başladığı İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nden 1984 yılından mezun oldu. Konservatuarda sınıf arkadaşı olan İsmail H. Demircioğlu ile birlikte halk müziği çalışmalarına ağırlık verdi. Oğur bugün halen İsmail H. Demircioğlu ile birlikte çalışıyor ve Harput folkloru ile ilgili çalışmalar sürdürüyor.
Fatih Yaşar
1979 yılında Rize-Pazar'da doğan Fatih Yaşar, 2004 yılında Türkiye'deki Laz müziği adına ilk akademik tez olan “Ardeşen-Pazar ve Köylerinde Destan Söyleme Geleneği”ni sunarak İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü'nden mezun oldu. Yaşar’ın, kendi bestelerinin yanısıra yine kendisi tarafından derlenen geleneksel Karadeniz halk şarkılarını seslendirdiği ilk solo albümü “Kıyıların Ardında”, Kalan Müzik tarafından 2008 yılında yayınlandı.
Feryal Öney
Feryal Öney, 1993'te bir konser projesi olarak ortaya çıkan ve BGST bünyesinde yürütülen “Kardeş Türküler” grubunun konser, dans-müzik gösterisi ve albümlerinde solist olarak yer alıyor. Öney’in 1996’da Güvercin Müzik tarafından yayınladığı ve tüm repertuarı Azeri şarkılarından oluşan “Hardasan-Azeri Şarkıları” ve “Bulutlar Geçer” albümleri, Anadolu’nun konar-göçer Türkmenlerinin ezgilerini içeriyor.
Öney’in solo konserlerinin genel temasını, geleneğine, diline, inancına, kültürüne sahip çıkmış ve toprağa yerleşmemek için yüzyıllarca direnmiş Türkmen aşiretlerinde söylenen türküler, yakılan ağıtlar, kına gecelerinde ve düğünlerde söylenen oyun havaları oluşturuyor.
Gayda İstanbul
Gayda İstanbul, Balkanlardan Trakya'ya ve İstanbul'a uzanan kültürel bir iklimin izlerini sürüyor ve bu izlerin yol göstericiliğinde güncel temalar ve yeni müzikal ifadeler geliştiriyor.
Söz konusu kültürel iklimin İstanbul’un keşmekeşinden, eğlencelerinden gündelik yaşamına ve burada karşılaşılan sorunlara kadar çeşitli yansımaları, Gayda İstanbul’un müziğinde olanaklar ölçüsünde dile getiriliyor. Konserde “kabare” formuna yaslanan bazı denemelerle alternatif bir sahnelemenin koşulları yaratılmaya çalışılırken Trakya ve Balkan halklarının özellikle de Çingenelerin sadece mizahî yanlarının öne çıkartılarak belli bir “gırgıriye” formatı içinde, “eğlencelik” unsurlar olarak gösterilmeleri gibi yaklaşımlar eleştiri konusu yapılıyor. Kabare formunun sunduğu hiciv olanaklarının bu doğrultuda devreye sokulması, yer yer müzikal üslubu da belirliyor.
Hasbıhâl Topluluğu
2005 yılında kurulan ve kuruluşundan bugüne, dünyanın dört bir yanında çeşitli etkinliklere katılan Hasbıhâl Topluluğu, Dertli Divani, Ulaş Özdemir, Mustafa Kılçık, Feyzullah Ürer, Murtaza Salper adlı müzisyenlerin yanısıra, Alevi-Bektaşi cemlerinin üyelerinden oluşuyor. Hasbıhâl Topluluğu müzikal performanslarında, Alevi-Bektaşi müziğinin geleneksel ezgileri deyiş ve semahları seslendirirken, diğer yandan topluluk bünyesinde bulunan Dertli Divani gibi ozanlar tarafından yazılmış eserleri seslendiriyor.
Hüseyin Albayrak
İstanbul’da doğan ve İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Hüseyin Albayrak, bir süre özel sektörde Denetim Uzmanı olarak çalıştı. Üniversite’de iken Ali Rıza Albayrak ile Grup Nefes adlı müzik topluğunda solist ve enstrümantist olarak yer aldı. Bağlamada ilk etkilendiği kişi, doğal olarak bağlamayı öğrenmesinde ön ayak olan ve kendisi de iyi bir bağlama ustası olan, Anadolu aşıklık geleneği içerisinde yetişen babası Aşık Pervane mahlaslı Hasan Albayrak oldu. Bunun yanı sıra bağlama çalma tekniğini geliştirmesinde; Davut Sulari, Aşık Daimi, Feyzullah Çınar, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş vb. otantik kaynakları dinlemesinin de önemli katkıları oldu. Ali Rıza Albayrak ile birlikte yönetmenliğini yaptıkları ve Kalan Müzikten çıkan “Batıni Nefesler” ve “Şah Hatayi Deyişleri “adlı albümleri hazırladı.
İlhan Erşahin
1965’te İsveç’te doğan İlhan Erşahin, müzik yaşamına 16 yaşında tenor saksafonu ile başladı. 20li yaşlarında New York’ta müzik kariyerini sürdürmeye karar veren sanatçı ünlü müzik okulu Berklee’ den aldığı bir burs ile Amerika’ya gitti. Berklee Müzik Okulu’ndaki eğitiminden sonra İtalyan usta Joe Lavano ile çalışmalarına başlayan sanatçı, ardından Wallace Rooney, Jeff Williams, Cameron Brown, Victor Lewis, Eddie Henderson ve Valery Ponomarev gibi ünlü isimlerle sahneyi paylaştı.
İsmail Hakkı Demircioğlu
1957’de Rize’de doğan İsmail Hakkı Demircioğlu, 1984 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nden mezun oldu.
1984–1985 yıllarında Ruhi Ayangil’in Türk Müziği Orkestra ve Korosu’nda, 1986 yılında ise Timur Selçuk ile Sarper Özsan’ın çalıştırdığı dönemde, Ruhi Su Dostlar Korosu’nda bas olarak yer aldı. 1986 yılında “Türkülerimiz” ve 1987’de “Sırdaş Türküsü” adlı iki albüm çıkardı. Erkan Oğur ile birlikte 1998’de “Gülün Kokusu Vardı” ve 2000’de “Anadolu Beşik” adlı türkülerden oluşan iki albüm yayınladı. 2004’te ise solo albümü “Nasibolsa”yı piyasaya çıkardı.
Jam Session
Farklı farklı gruplarla çalışan caz sanatçılarına beklenmedik doğaçlama imkanları sunan Jam Session’lar, sevilen müzisyenleri, “kendiliğinden” ve bir kereliğine kurulan bu topluluklarda dinleme fırsatı yaratıyor. Balık-Ekmek Caz kapsamında, Türkiye’nin en önemli caz sanatçılarının katılımı ve Neşet Ruacan’ın önderliğinde Bebek Parkı’nda düzenlenecek Jam Session konseri, gece boyunca ağırlayacağı sürpriz sanatçılarıyla izleyicilere beklenmedik doğaçlamalar sunacak. Katılımcılar; Sibel Köse, Elif Çağlar, Özge Pınar, Kent Mete, Burak Bedikyan, Önder Focan, Meriç Demirkol, Emre Kayhan, Erdal Akyol, Nedim Ruacan, Cem Aksel, Cem Tuncer, Caner Kaptan ve Halil Işık gibi önemli müzisyenlerden oluşuyor.
Kent Mete
Besteleri ve yorumlarıyla Türkiye’nin önde gelen cazcılarından biri olan Kent Mete, ilk müzik derslerini kendisi gibi müzisyen olan babası Aydemir Mete’den aldı. Çocukluğu sahnede ve kulislerde, müzisyenler arasında geçen sanatçının cazla ilişkisi de profesyonel olarak 1983’te Aydemir Mete Dörtlüsü’ne katılmasıyla başladı. 1974’te İstanbul Devlet Konservatuarı’na girerek Prof. Dr. Reşit Erzin’in viyolonsel sınıfında çalışmalarını sürdüren, viyolonsel bölümünün yanı sıra kompozisyon ve orkestra şefliği bölümlerini de bitiren sanatçı, klasik müzik eğitimi almasına karşın caz müziğini tercih etti. Aydemir Mete, Philip Chagney, Carl Scholosser, Tony Jones, Marrian Smith ve Jean Yanch gibi seçkin müzisyenlerle birlikte çalıştı. Altı yıl önce kurduğu Trio Function adlı grubuyla, Türk ve dünya caz müzisyenlerinin özgün eserlerini ve kendi bestelerini yorumluyor.
Kerem Görsev
28 Haziran 1961’de İstanbul’da doğdu. 1967 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı’na girip Rana Erksan’dan piyano dersleri aldı. 1972 yılında İstanbul Devlet Konservatuarı açılınca bu okulda Gönül Gökdoğan’la keman, Prof. Özer Sezgin’le viyola çalıştı.
1983/1988 yılları arasında çeşitli kulüplerde dans müziği ve eşlik orkestralarında çalıştı. 1989 yılında Korukent Jazz Bar’da çalışmaya başlamasıyla yurt dışından gelen pek çok müzisyenlerle çalma imkanına kavuştu. 1993/1995 yılları arasında TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nda görev aldı. 1994 yılında ilk albümü olan “Hands and Lips” in kayıtlarını bitirdi ve 1996 yılında ikinci albümü “I Love May”, 1997 yılında üçüncü albümü “For Murat”tan sonra dördüncü albümü “Relaxing” 1998 yılında tamamladı. Kerem Görsev 2001 yılının sonbaharında çıkan yedinci albümü “Warm Autumn”un kayıtlarını New York’da yaptı. Kerem Görsev halen Türkiye’nin birçok şehrinde klasik orkestralarla birlikte çalıyor ve üniversitelerde konserlerine devam ediyor.
Kolektifistanbul
2006 başında çıkan “Balkanatolia” albümlerinin ardından müzikal dönüşümünü sürdüren Kolektifistanbul yine Balkan müziklerinin özgün çeşitliliği ve renkliliği üzerine kurulu repertuarını bu defa daha yüksek bir enerjiyle yorumlayarak “Krivoto” albümünü hazırladı. Funk ve caz altyapılarıyla, geleneksel melodiler ve enstrüman stillerini birleştirerek terazinin bir ucunda “hayal gücü” ve “saygı”yı tartarken bağımsızlık lüksünü de zorlamaya devam ediyor.
Gayda, klarnet, saksofon, akordeon, kaval, tuba ve vurmalı sazların kullanımıyla zengin bir ses, melodi birlikteliği sağlayan Kolektifistanbul Balkan'ların fanfar dinamizminin Anadolu coğrafyasının duygu derinliğiyle buluşturuyor. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli festivallerde performanslar sergileyen grup son olarak Afrika’nın ünlü Brass Band’lerinden Gangbé ile Benin de Kolektifistanbul – Cotonou projesini gerçekleştirerek yeni ritimlerle İstanbul’a döndü.
Mazlum Çimen
Bale ve keman eğitiminin yanı sıra bugüne kadar pek çok dizi ve film müziği yapan Mazlum Çimen, halk müziğinin çağımızda yaşamış en önemli ozanlarından Aşık Nesimi Çimen’in oğludur. Mazlum Çimen, kendi bestelerinin yanısıra babası gibi ozanların eserlerini seslendirdiği albümlerinde, geleneksel halk müziğinden günümüz çalışmalarına uzanan geniş bir perspektifte müzik çalışmalarına devam ediyor.
Muammer Ketencoğlu
1964 yılında, İzmir'in Tire ilçesinde doğdu. Müzik eğitiminin temelleri ilk ve ortaokul yıllarında körler okulunda atıldı. 1983 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde başladığı eğitimi sırasında değişik ülkelerin halk müziklerine ilgi duydu. Başlangıçta, çağdaş Yunan müziği; Laika ve Rebetika ile tomurcuklanan bu ilgi, yıllar içinde genişleyerek Balkan ve Batı Anadolu müziği ağırlıklı bir temele oturdu. Özellikle 1989'dan sonra, folklor araştırmaları üzerine yoğunlaştı ve dünyanın dört bir yanından müzik ve belge içeren çok kapsamlı bir arşivin temellerini oluşturdu.
Neşet Ertaş
1937 yılında Kırşehir’in merkez köylerinden Sıdıklı Büyükoba köyünde doğdu. İki yıl okula giden Ertaş bu arada önce keman, sonra saz, daha sonra da bağlama ustası Mustafa Çağlıyan’ın yanına çırak olarak girerek bağlama çalmayı öğrendi. Günümüzün yaşayan en önemli ozanı Neşet Ertaş, uzun yıllar Almanya’da sürdürdüğü müzik yaşamına, artık Türkiye’de devam ediyor. Ertaş, kendine özgü saz çalış stili, vokali, türküleri ve yorumuyla, genç kuşaklara örnek olacak bir birikimi sevenlerine, konser ve albüm çalışmalarında aktarıyor.
Neşet Ruacan
1948 yılında İstanbul'da doğan Neşet Ruacan, 10 yaşında klasik gitar ile müziğe başladı. İlk gitar dersini Rıza Başikoğlu'ndan aldı. Daha sonra Dr. Metin Bulut ile caz gitarı çalıştı. 1963 yılında Vahşi Kediler Grubu ile pop müziği çaldı. Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası, Erol Büyükburç, Süheyl Denizci ve Yalçın Ateş Orkestralarında yer aldı. Daha sonra sırasıyla İngiltere'de Leeds College of Music ve Amerika'da Berklee College of Music, Brooklyn School of Music, Julliard School of Music gibi çeşitli kurslara devam etti. Ernest Wiehe, Alex Ulanowski, Jerry Bergonzi ile özel olarak çalıştı. Türkiye'ye dönünce TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası'na katılan Ruacan, halen kendi grubu ile birlikte TRT'deki faaliyetlerini sürdürüyor.
Önder Focan
1955 yılında doğan Önder Focan, müzik ile 70’ li yıllarda tanıştı. 1985 yılından itibaren çeşitli yerli yabancı caz gruplarıyla çalışan sanatçı, 1994 yılında ‘Önder Focan Jazz Guitar’ (miniskül yazalım) ve ‘Önder Focan Group-Erken’ adlı albumlerini çıkardı. Sanatçı, 1997’de MIDEM tarafından Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenen festivalde İKSV adına Türkiye’yi “Guitar Night” gecesinde temsil etti. Sanatçının 1998’in ilk günlerinde piyasaya çıkan “Beneath the Stars” adlı çalışması, Blue Note firmasından albümü çıkan ilk Türk sanatçısı unvanını da taşıyor. Focan ayrıca, 2000 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi tarafından yılın en
iyi Batı Müziği Sanatçısı ödülüne layık görüldü.
Özlem Taner
Daha evvel pek çok dizi ve filmde seslendirdiği türkülerini duyduğumuz Özlem Taner’in ilk solo albümü “Türkmen Kızı”, 2007 yılında Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Saz çalmadaki ustalığının yanısıra, oldukça geniş bir sese sahip olan Taner, başta barak ve bozlak havaları olmak üzere, Türk Halk Müziğinin geleneksel eserlerine kendine özgü yorumuyla yepyeni bir soluk getirdi.
Selim Sesler
Selim Sesler 1957 yılında Keşan’da doğdu. Önce zurna daha sonra da klarnet çalmayı öğrendi. On dört yaşındayken köy düğünlerinde ve panayırlarda çalmaya başladı. 80'lerde müzik yeteneğini geliştirmek üzere gittiği İstanbul'da, restoranlarda fasıl heyetlerinde, Ferhan Şensoy tiyatrosunun müzikallerinde, düğünlerde çaldı ve birçok kayıt yaptı. 1998'de Brenna MacCrimmon ile birlikte Kanada turnesine katılarak Türk Romanları'nı ve kendi Rumeli kökenlerini temsil etti. Selim Sesler, Almanya, Fransa ve İsveç ve Avrupa’nın pek çok kentinde önemli festivallere katıldı. Sanatçı, son iki senedir Amerika’da özel konserler verip müzik atölyelerine eğitmen olarak katılıyor.
Sibel Köse
1969 yılında Ankara’da doğan Sibel Köse, caz çalışmalarına üniversite yıllarında başlayarak, Türkiyenin önemli caz sanatçılarından olan Tuna Ötenel ile çalışma fırsatı buldu. 1987’den bu yana yurtiçi ve uluslararası alanda önemli festivallere katılan sanatçı, Tuna Ötenel, Önder Focan, Janusz Szprot ve Oğuz Büyükberber gibi önemli caz sanatçılarının albümlerinde de yer aldı.
Vedat Yıldırım – Bajar Project
Türkiye’deki müzik çalışmalarına çok kültürlü bir çerçeveden bakarak farklı bir anlayış getiren Kardeş Türküler projesi ile müzikal serüvenine devam eden Vedat Yıldırım, bu duyarlılığı alternatif rock müzik geleneği ile bir araya getiriyor. Kürtçe-Türkçe bestelerin yer aldığı Bajar Project’te, göç hareketleri ile farklı kültürlerin buluşma noktası haline gelen ve melezleşen metropol kültürünün müzikal dilini yakalamaya çalışıyor.
Yasemin Göksu
İzmit’te doğan Yasemin Göksu, 1976–1979 yılları arasında İzmit Meslek Lisesi’nde resim öğreniminin yanı sıra Türk Musikisi çalışmalarına katılarak klasik müzik repertuarını geliştirdi. 1993 yılında Azeri ve Türk müzisyenlerden oluşan bir grupla Türk pop, batı müziği ve etnik müzikle geniş bir repertuar oluşturarak amatörce sürdürdüğü çalışmalarını profesyonelliğe taşıdı.
1995 yılında Ada Müzik’ten, ilk çalışması olan “Gül Kuruttum”, 1998'de Kuzey Müzik’ten, ikinci çalışması olan “Kalanların Ardından” ve 2005’te Seyhan Müzik’ten “Ateş Oldum” albümlerini çıkardı. Göksu, “Işıklar Sönmesin”, “Hoşçakal Yarın”, “Büyük Adam Küçük Aşk” gibi filmlerin ve çeşitli TV dizilerinin müziklerine sesiyle katıldı. Sanatçı, 2004 baharından itibaren üç kadın sanatçı ve müzisyenlerden oluşturulmuş “Üç Kadın” adlı projeyle, bu coğrafyada yaşamış 13 kültürün kendi dillerinde türkülerden örnekler verilen geniş bir etnik repertuarla Türkiye'de başlayacak olan ve Avrupa, Asya ve Amerika'yı kapsayan büyük bir turneye hazırlanıyor.